sadsad x
asdasd

Ah Bu Hastalar, Doktorlar ve İnsanlar - 3 Kitap

KAPIDA ÖDEME
SEÇENEĞİ
87,00 TL
49,90 TL
%43
15:00'a Kadar Verilen Siparişler Aynı Gün
Kargoya Verilir.
KAMPANYALAR
50TL ve Üzeri Siparişlerinizde Kargo Bedava
Kapıda Ödeme İmkanı
  • Ürün Özellikleri
  • TESLİMAT VE İADE KOŞULLARI
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Ah Bu Doktorlar!

    Kitabımıza ad olan, “Ah Bu Doktorlar!”, daha önce aynı isimle yayımlanan ve her zaman gurur duyduğum mesleğim olan “Tıp Doktorluğunu ironik olarak eleştiren bir makalemin, ileri derecede menfi-müspet anlamda tepki alması sebebi ile tercih edilmiştir.Aslında, hekimlik mesleğimin dışında, paramedical sahada neşredilmiş sekizinci kitabım olan “Ah Bu Doktorlar!”, daha çok, çeşitli vesileler ile değişik yerlerde ve özellikle de düzenli olarak yazmakta olduğum Medimagazin Nörofilozofi Köşemde yer alan ve daha önce okurlarımla buluşan “Rabbim Beni Doktorlardan Koru!” isimli kitabımdan sonra yayınlanan makalelerimi ihtiva etmektedir.Makalelerimin hemen hemen hepsinin temelini, hekimlik mesleği merkezli, bilim, ahlak, sanat, gelenek, etik ve eleştirel aklın muvacehesindeki objektif düşüncelerim, fikir ve projelerim teşkil etmektedir. Akıldan geçenlerin aktarılmaması, paylaşılmaması veya aklın uykuya yatırılması, Aydınlanma Çağının büyüleyici Filozof Ressamı Francisco de Goya y Lucientes’in ifadesi ile “Aklın uykusu canavarlar yaratır” vecizesi, hep kulağıma küpe olmuştur. Bilim adamı kimliğimden ve objektiviteden taviz vermeden, zaman zaman ironik ifadelerle de olsa, okuyucularımı gülümsetmeyi yeğledim. Nitekim, kendisine İsrail Cumhurbaşkanlığı teklif edildiğinde, “Yapamam, çünkü objektif düşünmeye çok alıştım” cevabını vererek bu görevi kabul etmeyen Einstein, sadece bana değil, aslında herkese kendilerinin ufuklarınca bir ders vermişti.Yazılarımın ilham kaynağı, özellikle doktorların ve üniversitelerin maruz kaldıkları tasvip etmediğim uygulamalar, güncel olaylar, okuduğum kitaplar, seyahatlerim ve akıl ve mantık süzgecinden geçirdiğim rüyalarımdır. Her alanda olduğu gibi, bu hususta da, eşine ender rastlanan doğulu ve batılı âlim ve filozoflar, ışığım ve rehberim olmuştur.

    Ah Bu Hastalar!

    Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi, evrensel adı ile Nöroşirurji; yaratılan evrende, ahenk, armoni, estetik, balans ve san'atın en muhteşem örneğini temsil eden, sonsuz kapasite, cevher ve kabiliyete sahip olan, şahsiyetimizi oluşturan ve geliştiren konnektomumuzu barındıran, bir mücevher kutusunu andıran kafatası içerisinde muhafaza edilmiş beyin denen meçhule ve onun uzantılarına dokunabilme, o esrarengiz yapıya müdahale edebilme ve üzerinde değişiklikler yapabilme kabiliyetine ve yetkisine haiz olan, tıbbın sıradışı bir branşıdır. Bu mesleğin mensupları olan Beyin Cerrahları ise, galaksileri ve yıldızları izlemelerine rağmen onlara asla dokunamayan Gökbilimcilere, muazzam atom parçalayıcılarının buhar izlerinde Allah'ı hissedebilen ancak parçacıkları göremeyen, protonlara temas edemeyen, kuarklara el süremeyen Atom Fizikçilerine ve çifte sarmal DNA'nın, gen ve kromozomların hikâyelerini anlatan ve sadece bunların fotoğraflara düşen gölgelerini izlemekle yetinme mecburiyetinde olan Moleküler Biyologlara kıyasla, çok imtiyazlı ve haklı bir gururun temsilcileridir. Zira onlar, o müstesna "BEYİN"e dokunabilmekte, ve hatta üzerinde işlem yapabilmektedirler. İşte bu sıradışı ve ilahi vazifeyi, o Yüce Yaratan'ın izni ile, deruhte etmemiz ve gerekli tecrübeyi elde edebilmemiz için, beden ve özellikle "Beyin"lerini ellerimize ve parmaklarımıza emanet eden, kendilerine minnettar olduğumuz hastalarımıza bir vefa borcu olarak "Ah Bu Hastalar!" neşredilmiştir. -Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın-

    Ah Bu İnsanlar!

    Her hastanın ve hatta her ölünün, hayat için bir ışık olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenledir ki, Allah'ın rızası laboratuvarlarda gizlidir. Anatomi laboratuvarlarında hekimlerin ve özellikle de cerrahların en önemli eğiticilerinin ölüler olduğu hakikati, kulaklarımızda küpe olmalıdır. Zira H. Rouviere'in (Paris, 1922) ifadesi ile "Anatomi tıbbın ve cerrahinin hep meşalesi olmuş ve olmaya da devam edecektir".“Çekirdeğin zarına dokunmayın!” emrindeki çekirdeği, hurma, zeytin ve hatta kabak çekirdeği zanneden zihniyetin, bu hususlarda fetva vermesini beklemek, daha büyük cehalettir. Kromozomu, geni, hücreyi, rölativiteyi, uzayı ve insanı tanımayan, fizik, kimya, matematik, biyoloji ve felsefe bilmeyenlerden ve Allah’ın rızasının tespih tanelerinden ziyade, laboratuvarlarda gizli olduğunun bilincinde olmayanlardan başka nasıl bir “fetva” beklenebilir ki...Doğuştan var olan genetik kodlardaki sanat şifreleri mi hekimleri musikiye, sanata yönlendiriyor, yoksa hayati ve sağlığı armoni, estetik ve balans olarak gören hekimlik mi, doktorları musiki ve sanata yönlendiriyor? Bu bir muamma... Nitekim hangisi hangisini tetiklemiş, bilmiyoruz. İyi bir hekim, iyi bir cerrah olabilmek için, sanatçı ruhuna sahip olmak gerekir.

    Yazar:İsmail Hakkı Aydın
    Basım Tarihi:2020
    Barkod:9786052089798
    Kağıt Cinsi:2. Hamur
    Sayfa Sayısı:772
    Kapak / Ambalaj:İnce Karton Kapak
    Genişlik:13
    Yükseklik:21
Kategoride Çok Satılan Ürünler
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.